Diyabet-Kanser Bağlantısı

Diyabet ve komplikasyonları bir çok yolla önlenebilmekte ve kontrol edilebilmektedir. Diyabet kalp krizi de olmak üzere çeşitli durumlar yönünden riski arttırıcı bir rol oynar. Bu risk arttırıcı durumlardan biri de kanserdir. Araştırmalar diyabet hastası ve diyabet belirtileri olan kişilerin bazı kanserler yönünden de yüksek  riskli olabilecekleri önerisini getirmektedir.    

NE, NASIL OLUYOR?

Çoğu insan için diyabet, pankreasta insülin hormonunun üretiminden kaynaklanan bir hastalıktır.

Bir kişinin  pankreası artık insülin yapmadığında, tip1 diyabet tanısı alır. Bir kişinin  pankreası artık yeterli insülin yapmadığında ya da vücut insülini normall kullanamadığında tip2 diyabet tanısı alır. Her iki diyabette de kan şeker düzeyi i yükseldiği halde hücreler enerji ihtiyaçlarını karşılayamazlar. Tip2 diyabette yüksek kan şekeri aynı zamanda insülin üretimini de tetikleyebildiği için kandaki insülin  düzeyinin çok daha yükselmesine neden olur.

BAĞLANTI

İnsülin direnci belirtileri ile kanser arasındaki bağlantı, kolon ve pankreas gibi bazı kanser türlerinde çok güçlüdür.

Örneğin, 2006'da Ulusal Kanser Enstitüsü'nün yayınladığı çalışmada insülin düzeyi i yüksek olan erkeklerin, düşük olan erkeklere göre yaklaşık 3 kat daha fazla kolon kanserine yakalanma olasılıklarının olduğu görülmüştür. Diğer araştırmalarda tip2 diyabet ve diyabet öncesi (prediyabetik) dönemdeki bireylerde de riskin yüksek olduğu saptanmıştır.

Pankreas kanseri ile diyabet arasındaki bağlantı bir çok araştırmalarla gösterilmiştir. Her iki kanser de pankreas ile ilgili olduğu için diyabetin mi kansere neden olduğu yoksa diyabetin kansere bağlı mı geliştiği konusunda belirsizlik sürmektedir.  

Güçlü bir ilişki olmasa da araştırmalar diyabetin prostat, endometriyal, meme ve karaciğer kanseri ile bağlantılı olduğunu da belirlemiştir.

RİSK FAKTÖRLERİ

Yüksek insülin düzeyi, tip2 diyabet ve kanser üçlüsünün ortak yönü, üçünün de kanser yönünden yüksek risk faktörü olmalarıdır. AICR'ın ikinci uzman raporunda vücuttaki yüksek yağ oranının kolorektal ve pankreas gibi kanserlerin riskini arttırdığı konusunda inandırıcı bir bağlantı olduğu belirlenmiştir.     

Araştırmalar vücuttaki aşırı yağın, pankreasın aşırı miktarda insülin üretmesine neden olduğunu ve insülinin de hücre çoğalması ve tümör büyümesini uyardığını  göstermiştir.

Ayrıca, yüksek insülin düzeyi, vücut yağ oranından bağımsız olarakta insülin yapımını arttırmaktadır. Bu durum kanser hücresinin büyümesini desteklemede önemli bir rol oynayan büyüme faktörü 1’in (IGF-1) benzeridir.

RİSKİ AZALTMA

Kanser ve diyabet benzer yönlerle risk arttırdıkları gibi, benzer yönlerle de riski   azaltırlar. Sağlıklı bir kiloyu korumak ve fiziksel aktiviteyi sürdürmek kanser ve diyabet riskini azaltabilir.

Düşük vücut yağ oranının korunması ile kanser vakaları önlenebildiği gibi Ulusal Sağlık Enstitüleri tarafından desteklenen büyük bir çalışmada da fiziksel aktivitenin arttırılması ve diyet yoluyla vücut ağırlığının yüzde 5-7'sinin verilmesi ile tip2 diyabetin önlendiği ya da geciktirildiği saptanmıştır.

 

Kaynak: American Institude of Canser Research (AICR) Newsletter Nov. 2009  No.40

Çevirenler: Beyza Topçu (Karatay Üniversitesi SBY Hemşirelik Bölümü II. Sınıf Öğrencisi ve

Prof. Dr. Nurgün Platin (Karatay Üniversitesi SBY Hemşirelik Bölümü Öğretim Üyesi).

Etiket:

Yeni yorum ekle

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.